Sizin Dedikleriniz

Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Cansu Akmangil: Otoferlin, insanlarda OTOF geni tarafından kodlanan bir proteindir. İç tüy hücrelerinde, utrikulus ve sakkulusta bulunmakta ve kalsiyuma hassas olduğundan dolayı nörotransmitter salgısının kontrol edilmesinde rol oynamaktadır. Otoferlin mutasyonlarının, nonsendromik ileri-çok ileri derece prelingual işitme kaybına ve işitsel nöropati ile karakterize işitme kaybına yol açtığı bildirilmektedir.

İnönü Üniversitesi’nden Perihan Sarı: Auricula kafa derisine 3 tane kas ile tutunur. Bunlar; m. auricularis anterior, posterior ve superiordur.

Yakın Doğu Üniversitesi’nden İbrahim Kablan: Yenidoğanda dış kulak yolu kısa ve hacmi küçüktür. Kemik doku henüz yeterince gelişmemiştir. Dış kulak yolu ve orta kulak yapılarının, esnekliğinin ölçüldüğü 226 Hz prob ton ile ölçüm yapmak yanlış sonuçlara götürür. 7.aya kadar 1000 Hz prob ton ile test yapılmalıdır.

Avrasya Üniversitesi’nden Aslı Demirkıran:Corti organındaki destek hücrelerinden olan pillar hücreler, iç ve dış olmak üzere ikiye ayrılır. İç ve dış pillar hücreler tepe noktalarında birbirlerine dokunarak “corti tüneli”ni oluştururlar. Corti tünelinin içinde ise kimyasal olarak perilenfe benzeyen “cortilenf sıvısı” vardır.

Yakın Doğu Üniversitesi’nden İbrahim Kablan: Presbiyakuzi ile demans riski arasında bağlantı vardır. Demans gelişme riski işitmesi normal olan kişilere göre, hafif derecede işitme kaybı olan kişilerde 2 kat, orta derecede işitme kaybı olan kişilerde 3 kat, ileri derecede işitme kaybı olan kişilerde 5 kat artmaktadır.

Biruni Üniversitesi’nden Meryem Yavuz: İç kulak malformasyonları, fetal gelişim sırasında membranöz veya kemik labirentin gelişimi durduğunda ortaya çıkar. Genellikle gelişimin durması genetiktir fakat gebelik döneminde teratojenik etkiler sonucunda da gelişim durabilir. Bunlar arasında kızamıkçık gibi virüsler, radyasyona maruz kalma ve ilaçlar sayılabilir

Hacettepe Üniversitesi’nden Şeyma Baykuru: Hastanın saf ses odyometrisinde hava yolu eşiklerinde, 2 frekans arasında 20 dB ya da daha fazla fark varsa ara frekansta da eşik belirlemek gereklidir.

Selçuk Üniversitesi’nden Zehra Tüysüz: İşitilen sesin, ait olduğu frekanslardan daha başka bir frekanstaymış gibi duyulmasına tonal parakuzi denir. Eğer tek kulakta bu durum geçerli ise hasta bir frekanstaki sesi, bozuk ve sağlam kulakta ayrı ayrı algılayacağı için çift ton işime (diplakuzi) ortaya çıkar.

Yıldırım Beyazıt Üniveritesi’nden Tunahan Aktop: İşitme sistemi periferik ve santral olmak üzere 2 kısımdır. Periferik kısım; dış kulak, orta kulak, iç kulak ve 8.kranyal sinirden (n.vestibulocochlearis) oluşur.
Santral kısım ise beyin sapında koklear nükleuslardan başlar, superior olivary complex, lateral lemniscus, inferior colliculus, medial geniculate body aracılığı ile temporal loptaki işitme merkezine ulaşır.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Ceyda: Otozomal resesif işitme kayıplarının yaklaşık% 50’sinden sorumlu gen GJB2 genidir.  Bu gen Connexin 26 proteinini kodlar.

Hacettepe Üniversitesi’nden Melis: Koklear anomali sınıflandırmasında bulunan inkomplet partisyon (IP) lar 3 tiptir.  IP-II, Mondini deformitesi olarak da bilinir.  Koklea ve vestibülün boyutları normal olmakla birlikte minimal dilate vestibül ve geniş vestibüler akuaduct eşlik eder.  Kokleanın apeksi de kistiktir. 

Gelişim Üniversitesi’nden Eda: Retrokoklear patolojisi olan hastalarda ses şiddeti arttıkça konuşma tanıma becerilerinde azalma görülür.  Buna rollover “adı verilir. Rollover varlığı retrokoklear patolojilerin tanısında önemli bir göstergedir.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Göknur: Tinnitus bir hastalık değil bir semptomdur.  Eğer sadece hasta duyuyorsa subjektif tinnitus, diğer kişiler de duyuyorsa objektif tinnitus olarak isimlendirilir. 

İnönü Üniversitesi’nden Hatice: Maskeleme yapılacak hastada iletim tipi şitme kaybı varsa oklüzyon etkisi dikkate alınmaz

Biruni Üniversitesi’nden Gülistan: SSCD hastalığında dış ve orta kulakta problem olmamasına rağmen özellikle düşük frekanslarda gap görülür.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Ayşenur: DKY’nin tıkanmasıyla iç kulağa gelen ses enerjisinin artmasına oklüzyon etkisi denir.  Bu durum alçak frekanslarda (250-500 Hz) daha belirgindir. 

Yakın Doğu Üniversitesi’nden Medya: Stapes refleksinin oluşumunda işitme yollarına ait olan ventral koklear nükleus ile süperior oliver kompleks, fasial sinir nükleusu ile bağlantı kurar

Hacettepe Üniversitesi’nden Fatma: Otitis Media;  orta kulak boşluğunda iltihaplanmadır.  Farklı türleri vardır ve her yaşta görülebilir. 

Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Nida: Orta latanslarda Na, Pa, Nb, Pb dalgaları görülürken, geç latanslarda P1, N1, P2, N2 dalgaları görülür.  Pb dalgası ile P1 bir dalgası aynı bölgeye aittir.

Karatay Üniversitesi’nden Rabia: Beyin sapında bulbus (medulla oblongata) ve ponsun birleştiği yerin ismi ‘sulcus bulbopontinius’tur.  Burası bazı kranyal sinirlerin çıkış yeridir.

Medipol Üniversitesi’nden Gülten: Yüksek seslerle ortaya çıkan vertigo ve nistagmusa Tulio Fenomeni denir.  Bu durum superior semisirküler kanal dehisansında görülür. 

Biruni Üniversitesi’nden Derya: Unilateral sensörinöral işitme kayıplarında Akustik Nörinom’u mutlaka düşünmeliyiz.  Nörofibromatozis tip 2 hastalığında Akustik Nörinom bilateral olabilir. 

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Mezunlarından Beyza: Sigara içindeki nikotin ve karbonmonoksit koklear kan akımında azalmaya sebep olarak yüksek frekanslarda işitme kaybı için risk oluşturmaktadır.

Biruni Üniversitesi’nden Yaren: Reissner membranı; scala vestibuli ile scala mediayı ayırır ve endolenfatik basınç artışında en sık rüptüre uğrayan zardır.

Gelişim Üniversitesi’nden Özgü: Interaural Attenuation bir kulağa verilen sesin diğer kulağa geçerken uğradığı enerji azalmasıdır.  IA 50 ise, bir kulağa verilen 90 dB’lik ses karşı kulağa 40 dB olarak geçer.

Hacettepe Üniversitesi’nden Sevgi: Primer işitsel korteksin plasitisitesi yaşta devam etmektedir.

İnönü Üniversitesi’nden Hatice: Otolitik organlar (utriculus ve sacculus) doğrusal hareketleri algılarken semisirküler kanallar açısal hareketleri algılar.

Biruni Üniversitesi’nden Sevgi: Bilateral vestibüler tutulumlar en sık ototoksisiteye bağlı olarak gelişir. 

İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nden İrem: Dış tüylü hücrelerinin kasılma ve gevşeme özelliklerine elektromotilite denir

Anadolu Üniversitesi’nden Ayşe: Odyoloji işitme ve denge sisteminin incelendiği ve hastalıklarının araştırıldığı bilim dalıdır. 

Biruni Üniversitesi’nden İlknur: İşitme ile ilgili nöronları içeren ganglion spiral ganglion, denge ile ilgili nöronları içeren ganglion ise scarpa ganglionudur.

MDO Üniversitesi’nden Nihat: İnternal akustik kanal içinde fasial sinir ile süperior vestibüler siniri ayıran bölmeye Bill’s Bar denir.

One thought on “Sizin Dedikleriniz

  1. Averajlama gürültülü bir sinyalden istenen sinyalin filtrelenmesidir. ABR de bu süre genellikle 10 ms dir. Bazı patolojik durumlarda bu zaman aralığını artırmak gerekir. Bu süreye kapı veya epoch denir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir